SAYIN DAVUTOĞLU
Pazar günü 32 yaşındaki kardeşini şehit veren Yarbay
Mehmet Alkan tabuta kapanıp şöyle diyordu: “Buradaki vatan evladı daha 32
yaşında. Vatanına, sevdiklerine doyamadı. Bunun katili kim? Bunun sebebi kim? Düne kadar çözüm diyenler ne
oldu da sonradan savaş diyor. Saraylarda 30 tane korumayla gezip, zırhlı
arabalara binip ’Şehit olmak istiyorum’ diye bir şey yok. Git o zaman oraya git" demişti.
Sizin yandaşlarınız güç birliği etmişçesine Twitter’da “Yarbay Alevidir” sözü ile çalkanıp durdu. İyi ki Yarbayın
ailesi, biz alevi değiliz, Sünnü’yiz diye açıklama yaptı. Yoksa Yarbayın işi
bitikti. Belki divanı harbe kadar
giderdi. Tam bu sırada da siz Başbakan Ahmet Davutoğlu Çankaya Köşkü’nde ‘Alevi dedeleriyle’ görüşüyor onlara öğütler veriyordunuz. Davetinize evet diyen dedelere bir iki
yakıştırılacak sözüm var. Diyorum ki, siz
ne biçim dedelersiniz? Alevi inancına hakaret eden, ALİ İSMAİL KORKMAZ, ETHEM SARISÜLÜK, MEHMET AYVALITAŞ,
ABDULLAH CÖMERT, MUSTAFA SARI, MEDENİ YILDIRIM, UĞUR KURT ve DAHA ONDÜRDÜNDE
EKMEK ALMAYA GİDEN HENÜZ ONDÖRT YAŞINDAKİ BERKİN ELVAN’I TERÖRİST İLAN EDİP YUHALATAN
bir hükümetin Başbakanının davetine yüzünüz
tutup, o davete evet deyip o toplantıya nasıl gidersiniz? Kimi temsilen oraya gittiniz.
Hükümet Başbakanının da sizi davet etmesi tam bir ikiyüzlülük tam bir yüzsüzlük
değil mi? CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu, HDP Başkanı Demirtaş’ı mezheplerinden dolayı
milyonlara yuhalatmadı mı? Bu zihniyetin
karşısında nasıl oturdunuz? Tahammül
edip sonuna kadar nasıl dinlediniz? Hangi edep erkân ile oraya gittiniz? Hangi sivil toplum örgütünü temsil ediyorsunuz?
Anlaşılır gibi değil. Buna düpedüz döneklik demezler mi? Yalakalık demezler mi?
Kaypaklık demezler mi?
Sayın Ahmet Davutoğlu,
Siz dışişleri
bakanıyken: Ehlibeyt için gözyaşı dökmek eğer Muharrem ayında yas tutmak, Alevilik ise en önde gelen Alevi benim'' demiştiniz. Sen Alevi olamazsın Davutoğlu. Alevilik bir yaşam biçimidir. Alevilikte
insanlık önde gelir. Edep erkân önde gelir. Bunun için bizden öncekiler. Benim Kabem
insandır demişler. Bunun için Alevi olamazsın. Sizler sonuna kadar savaş
diyorsunuz? Biz sonuna kadar barış diyoruz, nasıl ki savaş barışın karşıtıysa,
sizin düşüncelerinizle Alevilik düşüncesi de karşı karşıyadır. Birbirine zıt
iki kutupta yer alırlar. Onun için sen Alevi
olamazsın Davutoğlu. Bu toplumda alevi kimliğiyle yaşamak çok güç… Osmanlıdan
beri süre gelen, Fatih’ten Kanuni’ye dek
bu ülkenin potansiyel suçlusu Alevilerdir. Alevi dedeleri de, ne olduğu
belirsiz Alevi açılımlarında da siz Davutoğluna sormuyorlar mı?
Eey Davutoğlu! Sizin hükümetinizde
Devlet dairelerinde kaç tane Alevi Genel Müdür, kaç tane daire başkanı, kaç tane
sıradan müdür var? Ya da sizin döneminizde
atadığınız sıradan kaç tane şube müdürü var? Ya da sizin Milli Eğitiminizde, ilaç
için olsa da bir okul müdürü bulabilir miyiz? Adresini verirsen gidip ziyaret edelim ve de kutlayalım.
Bu ülkede Alevi kimlikli bir okul müdürü olmak büyük başarıdır. Hele de AKP hükümetiniz
döneminde… Yandaşlık yalakalık, ya da döneklik ederse bilemem.
Gelelim Yarbay meselesine! Türk ordusu dediğiniz de, bırakalım
Yarbay seviyesine kadar yükselmek, bir uzatmalı çavuş atayabiliyor musunuz? Bir
de utanmadan sıkılmadan ne olduğu belirsiz Alevi dedeleriyle toplantı
yapıyorsunuz. Onlara öğütler veriyorsunuz. Belki de gelin bana eşek olun, ben sırtınıza
bineyim seçim meydanlarını bir bir dolaşayım, sizin talip dediğiniz Alevileri
biraz daha yuhalatayım demediğiniz ne malum?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder