25 Ağustos 2015 Salı

SAYIN DAVUTOĞLU

Pazar günü 32 yaşındaki kardeşini şehit veren Yarbay Mehmet Alkan tabuta kapanıp şöyle diyordu: “Buradaki vatan evladı daha 32 yaşında. Vatanına, sevdiklerine doyamadı. Bunun katili kim? Bunun sebebi kim? Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonradan savaş diyor. Saraylarda 30 tane korumayla gezip, zırhlı arabalara binip ’Şehit olmak istiyorum’ diye bir şey yok. Git o zaman oraya git" demişti.
Sizin yandaşlarınız güç birliği etmişçesine Twitter’da “Yarbay Alevidir” sözü ile çalkanıp durdu. İyi ki Yarbayın ailesi, biz alevi değiliz, Sünnü’yiz diye açıklama yaptı. Yoksa Yarbayın işi bitikti.  Belki divanı harbe kadar giderdi. Tam bu sırada da siz Başbakan  Ahmet Davutoğlu Çankaya Köşkü’nde ‘Alevi dedeleriyle’ görüşüyor onlara öğütler veriyordunuz.  Davetinize evet diyen dedelere bir iki yakıştırılacak sözüm var.  Diyorum ki, siz ne biçim dedelersiniz? Alevi inancına hakaret eden, ALİ İSMAİL KORKMAZ, ETHEM SARISÜLÜK, MEHMET AYVALITAŞ, ABDULLAH CÖMERT, MUSTAFA SARI, MEDENİ YILDIRIM, UĞUR KURT ve DAHA ONDÜRDÜNDE EKMEK ALMAYA GİDEN HENÜZ ONDÖRT YAŞINDAKİ BERKİN ELVAN’I TERÖRİST İLAN EDİP YUHALATAN bir hükümetin Başbakanının davetine yüzünüz tutup, o davete evet deyip o toplantıya nasıl gidersiniz? Kimi temsilen oraya gittiniz. Hükümet Başbakanının da sizi davet etmesi tam bir ikiyüzlülük tam bir yüzsüzlük değil mi? CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu, HDP Başkanı Demirtaş’ı mezheplerinden dolayı milyonlara yuhalatmadı mı?  Bu zihniyetin karşısında nasıl oturdunuz?  Tahammül edip sonuna kadar nasıl dinlediniz? Hangi edep erkân ile oraya gittiniz?  Hangi sivil toplum örgütünü temsil ediyorsunuz? Anlaşılır gibi değil. Buna düpedüz döneklik demezler mi? Yalakalık demezler mi?  Kaypaklık demezler mi?
Sayın Ahmet Davutoğlu,
Siz dışişleri bakanıyken: Ehlibeyt için gözyaşı dökmek eğer Muharrem ayında yas tutmak, Alevilik ise en önde gelen Alevi  benim'' demiştiniz. Sen Alevi olamazsın Davutoğlu.  Alevilik bir yaşam biçimidir. Alevilikte insanlık önde gelir. Edep erkân önde gelir. Bunun için bizden öncekiler. Benim Kabem insandır demişler. Bunun için Alevi olamazsın. Sizler sonuna kadar savaş diyorsunuz? Biz sonuna kadar barış diyoruz, nasıl ki savaş barışın karşıtıysa, sizin düşüncelerinizle Alevilik düşüncesi de karşı karşıyadır. Birbirine zıt iki kutupta yer alırlar.  Onun için sen Alevi olamazsın Davutoğlu. Bu toplumda alevi kimliğiyle yaşamak çok güç… Osmanlıdan beri süre gelen,  Fatih’ten Kanuni’ye dek bu ülkenin potansiyel suçlusu Alevilerdir. Alevi dedeleri de, ne olduğu belirsiz Alevi açılımlarında da siz Davutoğluna sormuyorlar mı?
 Eey Davutoğlu! Sizin hükümetinizde Devlet dairelerinde kaç tane Alevi Genel Müdür, kaç tane daire başkanı, kaç tane sıradan müdür var?  Ya da sizin döneminizde atadığınız sıradan kaç tane şube müdürü var? Ya da sizin Milli Eğitiminizde, ilaç için olsa da bir okul müdürü bulabilir miyiz?  Adresini verirsen gidip ziyaret edelim ve de kutlayalım. Bu ülkede Alevi kimlikli bir okul müdürü olmak büyük başarıdır. Hele de AKP hükümetiniz döneminde… Yandaşlık yalakalık, ya da döneklik ederse bilemem.

Gelelim Yarbay meselesine! Türk ordusu dediğiniz de, bırakalım Yarbay seviyesine kadar yükselmek, bir uzatmalı çavuş atayabiliyor musunuz? Bir de utanmadan sıkılmadan ne olduğu belirsiz Alevi dedeleriyle toplantı yapıyorsunuz. Onlara öğütler veriyorsunuz. Belki de gelin bana eşek olun, ben sırtınıza bineyim seçim meydanlarını bir bir dolaşayım, sizin talip dediğiniz Alevileri biraz daha yuhalatayım demediğiniz ne malum? 

Hiç yorum yok: