10 Ekim 2018 Çarşamba

BU GÜN 10 EKİM 10 Ekim 2015 günü Barış için toplanmışlardı.Güzel bir güz günüydü.Halaylarla türkülerle başlamışlardı. Kim bilebilirdi ki, böyle güzel bir günde Barışı istedikleri için önlerine bir tuzak kurulur kanlı bir el üstlerine bomba atacak ve 110 kişiyi öldürecek barışı söylemini kanla vahşice bastıracaktı. “İŞİD” denilen terör örgütü, Patlamadan 25 gün önce mitinglerde birden fazla canlı bombayla eylem yapacağına dair istihbarat alındığı, ancak bilginin, üstlere ve mitingle ilgili önlem alan Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne iletilmediği,Polisin barış mitingine katılan kitleyi değil, yalnızca kendi personelini uyardığı,sonraki raporlarda ortaya çıkmıştı. Katliam yapıldıktan sonra Başbakan Davutoğlu'nun katıldığı bir televizyon programında, “Şimdi, anketler geliyor… Öncesinde, beyanname sonrasında anket yaptık. Şimdi Ankara'da ki terör saldırısı sonrasında anket yaptık ve kamuoyunun nabzını tutuyoruz oylarımızda bir yükseliş trendi var.” diyordu. O Davutoğlu ki, IŞİD için''öfkeli sünni(!) gençler'' demesi IŞİD'in koruyuculuğunu üstlenmiyor mu? Yaptığı açıklama basiretsizliğinin,cehaletinin,taassubunun ve hepsinden önemlisi Amerika'nın sözcülüğünün göstergesi değil mi? İşte Amerikancı İslam anlayışı budur. Bu barış gününde kaybettiğimiz canlar arasında belki ben de olacaktım. Ancak benim trafiğe takılmam biraz gecikmiş olmam tesadüf mü, şans mı diyelim bu kanlı olaydan tesadüfen kurtulmuştum. Çünkü ben de barış isteyen bir vatandaşım. Bu kanlı olayda vahşice öldürülenler arasında Malatya’dan gelenler arasında barış sevdalısı yakınlarım da vardı.Onların ismini burada anmadan geçemeyeceğim. Kürecik’in Dumuklu Köyünde Seyhan Yaylagül,Bayramuşağı Köyü’nde Özge Aslan,Ören Belediyesi’nde Korkmaz Tetik,Doğan Şehir ilçesi Dedefengi Köyünde Metin Peşmanı anıyor ruhları şad olsun diyorum. Umudumuzu kesmiş değiliz.Aydınlığın en yakın olduğu zaman karanlıkların en keskin olduğu zamandır diyorum.

BU GÜN 10 EKİM 10 Ekim 2015 günü Barış için toplanmışlardı.Güzel bir güz günüydü.Halaylarla türkülerle başlamışlardı. Kim bilebilirdi ki, böyle güzel bir günde Barışı istedikleri için önlerine bir tuzak kurulur kanlı bir el üstlerine bomba atacak ve 110 kişiyi öldürecek barışı söylemini kanla vahşice bastıracaktı. “İŞİD” denilen terör örgütü, Patlamadan 25 gün önce mitinglerde birden fazla canlı bombayla eylem yapacağına dair istihbarat alındığı, ancak bilginin, üstlere ve mitingle ilgili önlem alan Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne iletilmediği,Polisin barış mitingine katılan kitleyi değil, yalnızca kendi personelini uyardığı,sonraki raporlarda ortaya çıkmıştı. Katliam yapıldıktan sonra Başbakan Davutoğlu'nun katıldığı bir televizyon programında, “Şimdi, anketler geliyor… Öncesinde, beyanname sonrasında anket yaptık. Şimdi Ankara'da ki terör saldırısı sonrasında anket yaptık ve kamuoyunun nabzını tutuyoruz oylarımızda bir yükseliş trendi var.” diyordu. O Davutoğlu ki, IŞİD için''öfkeli sünni(!) gençler'' demesi IŞİD'in koruyuculuğunu üstlenmiyor mu? Yaptığı açıklama basiretsizliğinin,cehaletinin,taassubunun ve hepsinden önemlisi Amerika'nın sözcülüğünün göstergesi değil mi? İşte Amerikancı İslam anlayışı budur. Bu barış gününde kaybettiğimiz canlar arasında belki ben de olacaktım. Ancak benim trafiğe takılmam biraz gecikmiş olmam tesadüf mü, şans mı diyelim bu kanlı olaydan tesadüfen kurtulmuştum. Çünkü ben de barış isteyen bir vatandaşım. Bu kanlı olayda vahşice öldürülenler arasında Malatya’dan gelenler arasında barış sevdalısı yakınlarım da vardı.Onların ismini burada anmadan geçemeyeceğim. Kürecik’in Dumuklu Köyünde Seyhan Yaylagül,Bayramuşağı Köyü’nde Özge Aslan,Ören Belediyesi’nde Korkmaz Tetik,Doğan Şehir ilçesi Dedefengi Köyünde Metin Peşmanı anıyor ruhları şad olsun diyorum. Umudumuzu kesmiş değiliz.Aydınlığın en yakın olduğu zaman karanlıkların en keskin olduğu zamandır diyorum.
by Hasan Çerçioğlu

October 10, 2018 at 09:48AM
from Facebook
via IFTTTfrom Facebook
via IFTTT

Hiç yorum yok: