Recep Sultan Diyor ki,
Ben ki, Sultanlar
sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın, yeryüzündeki gölgesi,
Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un
ve Dulkadir Vilayeti’nin ve Diyarbakır’ın ve Kürdistan ve Azerbaycan’ın Acem’in
ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve
bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, yüce
atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dâhi ateş saçan zafer
kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezıd Hân'ın
torunu, Sultan Selim Han’ın oğlu, Sultan Süleyman Han’ın torunu BOP eş bakanı Recep
Sultan olarak derim ki,
Ben, vezirimi Bağdat’a gönderdim...
Bağdat Sultanı vezirimi havadan dahi geçirmedi. Vezirim Kayseri sultanlığında
sucuk bastırma yemeye davet edildi. Bu durum bana hakarettir. Ben bunu kabul
edemem.Yakında beygirin üzerinde durabilir de beygirime biner Bağdat seferine
çıkarsam görürler günlerini.Bir de elimde tutan beni BOP eş başkanlığına
seçen George W Buşh’u arkama alırsam, Şam’a,
Bağdat’a sefere çıkacağım günler
yakındır.
Bir de benim iznim alınmadan dizi ve film çeviriyorlar,
gazetelere yazılar yazıyor kitaplar yazıyorlar. Dizilerde ve filmlerde kadınlar,
türbansız, önü arkası yırtmaçlı giysiler giyiyorlar, dizilerde ve filmlerde rol alıyorlar. Hem de
ecdadımızda utanmadan bunu yapıyorlar. Ecdadımızın sarayında bunları görmek beni çok rahatsız ediyor.
Bundan böyle gelmiş geçmiş tüm ecdadımızın adına film
çevirmeyi, onların adına konuşmayı, onları eleştirmeyi, onlar adına dizi çevirmeyi, sanat içerikli(
Heykel yapma, karikatür çizme, resim yapma tiyatro yapma, bale yapma, gazetelerde eleştiri yazısı yazma,
her türlü roman yazma) haklarını yasaklıyorum.
Ecdadımın adına benden başkasına söz düşmez. Kimse konuşamaz. Kimse yazı
yazamaz. Bütün dizilerin başoyuncusu, bütün karikatürlerin malzemesi, bütün
polisiye romanların başkahramanı, ben olmalıyım. Bütün televizyon dizilerinde
ben oynamalıyım. Demek bugüne kadar yaptıklarım, yeteri kadar karikatür
malzemesi olmamış. Mizah ve güldürü ustası olmamışım. Oysa çıraklığı çoktan
bitirmiştim. Genel seçimlerin başında usta olduğumu ilan etmiştim. Demek bunlar
yeterli olmamış. Oysa bütün kitaplar, bütün gazeteler, bütün tiyatrolar, beni
kahraman olarak görmeli. Herkes benim kahramanlıklarımı yazmalı, akşam, sabah izlenen
dizilerde ben oynamalıyım. Herkes beni izlemeli. Bir ülkede İki sultan dizisi
olmamalı. Bir sultan dizisi olmalı. O da
benim dizim olmalı. Herkes akşam sabah beni izlemeli. Bu böyle biline…
Sen ki,
Ana muhalefet Partisi genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,
kılıcın kesmez olmuş, sözün dinlenmez olmuş, benim hakkımda ne yağıp gürlersin.
Ayağını denk alasun, haddini bilesun! Bana
yukarıdan gelen vahiyle, Irak Sultanı Saddam’ı
devirdim, Libya Liderini haşat ettim, boynuna ip geçirdim, yerlerde sürükledim.
Sırada Kürdistan milletvekilleri var, onların da yakında defterlerini
düreceğim. İstedikleri yere yollayacağım. Ha unutmuştum, bir de burnumun
dibinde Eset var, sinirimi bozup duruyor, akşamları adamlarımı yollayıp
kelleler kesmesinin talimatını ben verdim. Onlar akşam sabah kelle kesiyorlar,
kese kese bitiremiyorlar. Yakında beygir üstünde durabilirsem, beygirime binip
Ortadoğu büyük seferine çıkacağım, Esetin, tahtını tacını devirip defterini düreceğim.
Sıra sana gelecek Kılıçdaroğlu!. BOP eş başkanı olarak kapıma, gelip, memleketinizin düşman
istilâsına uğradığını ABD adına karakolluk görevi yaptığımı ne hakla söylersin. Hem bana bunları söylersin. Hem de
milletvekillerinin hapiste olduğunu bildirip, kurtarılması hususunda benden
yardım ve medet istida etmişsiniz (istemişsiniz). Her ne ki demiş iseniz benim
yüksek katıma arz olunup, teferruatıyla öğrendim.
Genel Başkanların ve milletvekillerinin mağlup olması
ve hapsolması tuhaf değildir. Gönlünüzü hoş tutup, hatırınızı incitmeyiniz.
Bizim ulu ecdadımız, daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek kelleler
kesmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her
zaman memleketler ve kuvvetli kelleler kesip, kaleler fetheyleyip gece, gündüz
atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar müyesser eyleyip
meşiyyet ve iradatı neye müteallik olmuş ise vücuda gele. (Allah hayırlar versin
ve iradesi neyse o olsun.) Bunu böyle bilesiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder