18 Kasım 2015 Çarşamba

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı,
Sayın Başkanım,
Kongre dolayısıyla çok yoğun olduğunuzu biliyorum. Kongreye giderken başınız ağrıttığım için özür dilerim. Geçmişten ders alarak, geleceğe yönelik yararlı olur düşüncesiyle bugüne dek izlediğiniz politikayla ilgili birkaç noktada düşüncelerimi ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkanım,
Keramet soldadır, sağda değildir. Yol cümleden uludur. Bu nedenle sağa değil, sola yanaşırsanız daha iyi olur kanısındayım. Yıllarca sol hareketi içinde mücadele veren bir vatandaşım. Geleceğe yönelik hiçbir makamda mevkide gözümün olmadığını peşinen belirtmek isterim.  1968 kuşağındanım.  İnşaat mühendisiyim. Partiler içinde aktif görev almadım. Ama demokratik kitle örgütlerinde aktif bir birey olarak çalışmaktayım. Aynı zamanda okuryazarım.  “ Kürecikte Güneş Geç Doğar” ile “Müfreze”   adlı yayınlanmış iki romanım ver.
 “Faşizm, finans-kapitalin en gerici, en şoven ve en emperyalist unsurlarının açık terörcü diktatörlüğüdür.”(Dimitrov) Faşizm, sınıflar üstü bir uygulama ya da yönetim biçimi değildir. O, emperyalizm dönemde ortaya çıkan bir devlet biçimidir.
CHP yönetimine geldiğinizde bir rüzgâr oluşturdunuz. Mahatma Gandi’ye benzetmişlerdi sizi. Çok sevmiştik sizi. İlk kongrenizde yoktuk ama evlerimizde televizyonda sizi izlerken "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine"  Nazım Hikmet’in şiirini okuduğunuz zaman daha çok sevinmiştik evimizde ayağa kalkarak ayakta karşılamıştık sizi. Bir umut olarak görmüştük sizi. Sonra zik zaklar çizerek bir arayış içine girdiniz. Umudu solda değil sağda aramaya başlayınca umutlarımız suya düştü,
Sayın Başkanım,
Bunu siz de çok iyi bilirsiniz ki, yönetimlerin başarısı kadroların başarısıdır. Bir örgütün başarısı kadroların başarısına bağlıdır.  Sizi başarıya götürecek partinin kadrolarıdır. Peki, nerede hata yaptık?

            1-  Mehmet Haberal’ı partide aday gösterdiniz, ama Haberal’ın politik çizgisini halen bilmiş değilim. Bildiğim kadarıyla Haberal’ın kardeşi MHP de aday oldu. Yani kardeş kardeşe sahip çıkmazken siz sahip çıktınız.  Acaba Haberal’ı Partide aday göstermekle amacınız neydi, kazancınızı ne oldu? Merak ediyorum doğrusu.
2-  Düne kadar görüşleriyle, düşünceleriyle her zaman sağa hizmet eden ATO başkanı Sinan Aygün’ü partiye aldınız ve milletvekili yaptınız. Sorarım size ATO da şimdiye dek ne destek gördünüz?  Sinan Aygün’nün ATO’nun bugüne dek partiye ne gibi hizmetleri olmuştur, merak ediyorum doğrusu?
3– Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çatı adayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanlığına aday gösterdiniz, Ekmeleddin İhsanoğlu şimdi nerede, kime hizmet ediyor, CHP ‘ye ne gibi yararı olmuştur?
             4 - Sanki solda hiç kimse yokmuş gibi Milli Görüş geleneğinin sembol isimlerinden biri olan, Parti Meclisi üyeliğine kadar yükselttiğiniz Mehmet Bekaroğlu'nun 1993'teki bir yazısında şöyle demişti.
“Bundan tam 21 yıl önce yani 1993 yılında “Gelecek Bahar” adlı bir dergide “Su Üzerinde Yürümek” adlı bir yazı kaleme almıştı. O dönem Hürriyet gazetesi tarafından haberleştirilen Bekaroğlu’nun yazısında kullanılan ve "kâfir" anlamına gelen "Kefere Kemal" ifadesi günümüze kadar geldi halen tartışılmaktadır.
Bekaroğlu o yazısında bakın ne yazmıştı.
"Bir zamanlar şanlı ecdat vardı; dört kıtada at koşturan, sonra Ayasofya, Yunanistan'ı tel'in mitingleri ve büyük doğu. Bir de kefere Kemal"
Yani Atatürk’e küfür eden Bekaroğlu’nu, getirip Atatürk’ün kurduğu CHP’de genel başkan yardımcılığına kadar yükselttiniz. Şimdi soruyorum size, Bekaroğlu CHP ye ne kazandırdı. Kaç oy arttırdı?

İşte CHP neden oylarını arttırmadı diye hayıflanmayın. Sağa yanaşmakla bir şey kazandığınızı sanmıyorum. Solun iç dinamiklerine güvenmediniz, sola değil sağa yaklaştınız. Eğer sola, yani meslek örgütlerine sendikalara sivil toplum örgütlerine sol partilere yaklaşmış olsaydınız enerjinizi bu yönde harcamış olsaydınız daha yararlı olurdunuz, tıpkı 1974 seçimlerinde Sayın Bülent Ecevit’ uyguladığı politika gibi... Saygılarımla…18.11.2015

Hiç yorum yok: