Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı,
Sayın Başkanım,
Kongre
dolayısıyla çok yoğun olduğunuzu biliyorum. Kongreye giderken başınız
ağrıttığım için özür dilerim. Geçmişten ders alarak, geleceğe yönelik yararlı
olur düşüncesiyle bugüne dek izlediğiniz politikayla ilgili birkaç noktada
düşüncelerimi ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkanım,
Keramet
soldadır, sağda değildir. Yol cümleden uludur. Bu nedenle sağa değil, sola
yanaşırsanız daha iyi olur kanısındayım. Yıllarca sol hareketi içinde mücadele
veren bir vatandaşım. Geleceğe yönelik hiçbir makamda mevkide gözümün
olmadığını peşinen belirtmek isterim.
1968 kuşağındanım. İnşaat
mühendisiyim. Partiler içinde aktif görev almadım. Ama demokratik kitle örgütlerinde
aktif bir birey olarak çalışmaktayım. Aynı zamanda okuryazarım. “ Kürecikte Güneş Geç Doğar” ile
“Müfreze” adlı yayınlanmış iki romanım
ver.
“Faşizm,
finans-kapitalin en gerici, en şoven ve en emperyalist unsurlarının açık
terörcü diktatörlüğüdür.”(Dimitrov) Faşizm, sınıflar üstü bir uygulama ya da
yönetim biçimi değildir. O, emperyalizm dönemde ortaya çıkan bir devlet
biçimidir.
CHP yönetimine geldiğinizde bir rüzgâr oluşturdunuz.
Mahatma Gandi’ye benzetmişlerdi sizi. Çok sevmiştik sizi. İlk kongrenizde
yoktuk ama evlerimizde televizyonda sizi izlerken "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi
kardeşçesine" Nazım Hikmet’in şiirini okuduğunuz zaman daha
çok sevinmiştik evimizde ayağa kalkarak ayakta karşılamıştık sizi. Bir umut
olarak görmüştük sizi. Sonra zik zaklar çizerek bir arayış içine girdiniz.
Umudu solda değil sağda aramaya başlayınca umutlarımız suya düştü,
Sayın
Başkanım,
Bunu siz de çok iyi bilirsiniz ki, yönetimlerin
başarısı kadroların başarısıdır. Bir örgütün başarısı kadroların başarısına
bağlıdır. Sizi başarıya götürecek
partinin kadrolarıdır. Peki, nerede hata yaptık?
1- Mehmet Haberal’ı partide aday gösterdiniz, ama
Haberal’ın politik çizgisini halen bilmiş değilim. Bildiğim kadarıyla Haberal’ın
kardeşi MHP de aday oldu. Yani kardeş kardeşe sahip çıkmazken siz sahip
çıktınız. Acaba Haberal’ı Partide aday
göstermekle amacınız neydi, kazancınızı ne oldu? Merak ediyorum doğrusu.
2- Düne
kadar görüşleriyle, düşünceleriyle her zaman sağa hizmet eden ATO başkanı Sinan
Aygün’ü partiye aldınız ve milletvekili yaptınız. Sorarım size ATO da şimdiye dek
ne destek gördünüz? Sinan Aygün’nün
ATO’nun bugüne dek partiye ne gibi hizmetleri olmuştur, merak ediyorum doğrusu?
3– Cumhurbaşkanlığı
seçimlerinde çatı adayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanlığına aday
gösterdiniz, Ekmeleddin İhsanoğlu şimdi nerede, kime hizmet ediyor, CHP ‘ye ne gibi
yararı olmuştur?
4 - Sanki solda hiç kimse yokmuş gibi
Milli Görüş
geleneğinin sembol isimlerinden biri olan, Parti Meclisi üyeliğine kadar yükselttiğiniz
Mehmet Bekaroğlu'nun 1993'teki bir yazısında şöyle demişti.
“Bundan tam 21 yıl önce
yani 1993 yılında “Gelecek Bahar” adlı bir dergide “Su Üzerinde Yürümek” adlı
bir yazı kaleme almıştı. O dönem Hürriyet gazetesi tarafından haberleştirilen Bekaroğlu’nun
yazısında kullanılan ve "kâfir" anlamına gelen "Kefere
Kemal" ifadesi günümüze kadar geldi halen tartışılmaktadır.
Bekaroğlu o yazısında
bakın ne yazmıştı.
"Bir zamanlar şanlı ecdat vardı; dört kıtada at koşturan,
sonra Ayasofya, Yunanistan'ı tel'in mitingleri ve büyük doğu. Bir de kefere
Kemal"
Yani Atatürk’e küfür eden Bekaroğlu’nu, getirip Atatürk’ün
kurduğu CHP’de genel başkan yardımcılığına kadar yükselttiniz. Şimdi soruyorum
size, Bekaroğlu CHP ye ne kazandırdı. Kaç oy arttırdı?
İşte CHP neden oylarını
arttırmadı diye hayıflanmayın. Sağa yanaşmakla bir şey kazandığınızı
sanmıyorum. Solun iç dinamiklerine güvenmediniz, sola değil sağa yaklaştınız.
Eğer sola, yani meslek örgütlerine sendikalara sivil toplum örgütlerine sol
partilere yaklaşmış olsaydınız enerjinizi bu yönde harcamış olsaydınız daha yararlı
olurdunuz, tıpkı 1974 seçimlerinde Sayın Bülent Ecevit’ uyguladığı politika
gibi... Saygılarımla…18.11.2015
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder