Gabriel Garciya
Marqüez
Hasan ÇERÇİOĞLU
LABİRETİNDEKİ
GENERAL Adlı romanında birkaç söz,
Anlayana sivrisinek saz,
anlamayana davul zurna az
Roman kahramanı olan General (Simon boliver) bir Fransızla, bir sohbet esnasında
şöyle der.
“ Ben kendim bile, öldüresiye
savaşlar sırasında bir gün içinde La Guayra hastanesindeki hastalara varana
kadar sekiz yüz İspanyol tutsağın kurşuna dizilmesi emrini vermiştim. Bugün
aynı durumda olsam aynı emri verirken sesim bile titremezdi. Avrupalıların da
beni kınayacak ahlaki nedenleri olmazdı, çünkü gırtlağına kadar kana, nefrete, haksızlıklara
batmış bir tarih varsa o da Avrupa tarihidir.”
Bozum olan Fransız, onun
sözünü kesmeye çalıştı. Ama General elinin bir işaretiyle durdurdu onu, Avrupa
tarihindeki, korkunç kıyımlardan söz etti. Saint Barthemly gecesi, ölenlerin
sayısı on saatlik bir sürede iki bini geçmişti. Rönesansın görkemi içinde
imparatorluk, on iki bin paralı askeri, Roma’yı yağmalayarak kasıp kavurduktan sonra
sekiz bin sakinini kılıçtan geçirmişti. Ya bütün Rusya’nın tanrılaştırılmış çarı; haklı olarak ‘ Korkunç
‘ lakabıyla anılan IV.İvan Moskova ‘yla Novgorod arasındaki kentlerin
tüm halkının kökünü kazımış, sırf kendine karşı bir komplo
kurulduğu kuşkusuyla Novgorod’da
tek bir saldırıda yirmi bin kişiyi öldürtmüştü.
“ Yani artık ne yapmamız gerektiğini
söylemek lütfünde bulunmayın.” Diye sözlerini tamamladı.
“Nasıl olmamız gerektiğini
öğretmeye kalkmayın; bizi kendinize benzetmeye çalışmayın. Kendinizin iki bin
yılda zar zor becerebildiğiniz şeyi bizim yirmi yılda başarmamızı da
beklemeyin. Lütfen kahrolasıcalar, bırakın Ortaçağımızı sakince yaşayalım.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder