4 Mart 2016 Cuma

Gabriel  Garciya  Marqüez                       Hasan ÇERÇİOĞLU
LABİRETİNDEKİ GENERAL Adlı romanında birkaç söz,
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az
Roman kahramanı olan General  (Simon boliver) bir Fransızla, bir sohbet esnasında şöyle der.
“ Ben kendim bile, öldüresiye savaşlar sırasında bir gün içinde La Guayra hastanesindeki hastalara varana kadar sekiz yüz İspanyol tutsağın kurşuna dizilmesi emrini vermiştim. Bugün aynı durumda olsam aynı emri verirken sesim bile titremezdi. Avrupalıların da beni kınayacak ahlaki nedenleri olmazdı, çünkü gırtlağına kadar kana, nefrete, haksızlıklara batmış bir tarih varsa o da Avrupa tarihidir.”
Bozum olan Fransız, onun sözünü kesmeye çalıştı. Ama General elinin bir işaretiyle durdurdu onu, Avrupa tarihindeki, korkunç kıyımlardan söz etti. Saint Barthemly gecesi, ölenlerin sayısı on saatlik bir sürede iki bini geçmişti. Rönesansın görkemi içinde imparatorluk, on iki bin paralı askeri, Roma’yı yağmalayarak kasıp kavurduktan sonra sekiz bin sakinini kılıçtan geçirmişti. Ya bütün Rusya’nın  tanrılaştırılmış çarı; haklı olarak ‘ Korkunç ‘ lakabıyla anılan IV.İvan  Moskova ‘yla  Novgorod arasındaki  kentlerin  tüm halkının kökünü kazımış, sırf kendine karşı  bir komplo  kurulduğu kuşkusuyla Novgorod’da  tek bir saldırıda yirmi bin kişiyi öldürtmüştü.
“ Yani artık ne yapmamız gerektiğini söylemek lütfünde bulunmayın.” Diye sözlerini tamamladı.

“Nasıl olmamız gerektiğini öğretmeye kalkmayın; bizi kendinize benzetmeye çalışmayın. Kendinizin iki bin yılda zar zor becerebildiğiniz şeyi bizim yirmi yılda başarmamızı da beklemeyin. Lütfen kahrolasıcalar, bırakın Ortaçağımızı sakince yaşayalım.”       

Hiç yorum yok: