27 Kasım 2016 Pazar


Sayın RAUL CASTRO KÜBA Devlet Başkanı,

“Daima Zafere Doğru” diyen Küba Devleti’nin ölümsüz lideri Fidel Castro 938 kez suikast girişimin hedefi olmuş ve kurtulmuştu. Ama bu seferki hastalığı suikast gibi yakasına yapıştı onu elimizden çekip aldı. O bir umuttu. Dünyamızın tek umuduydu.  O ölümsüz insanı çok arayacağız. İnsanlık için bedenin yok oluşu pek de önemli değil. Dünyada bıraktığı çalışmalar ve insanlık için yaptıkları önemlidir.  Fidel Castro’nun ülkemizin ölümsüz lideri Mustafa Kemal Atatürk’le ortak noktaları, emperyalizme karşı verdikleri mücadeledir. Mustafa Kemal Atatürk, Batı emperyalizmine karşı Avrupa’nın sömürgeci dev ülkeleri olan İngilizlerle, Fransızlarla, İtalyanlarla, Yunanlılarla savaşmış, ülkemizi bağımsızlaştırmıştır. “Daima Zafere Doğru” diyen Fidel Castro, siz Raul Castro ve Ernesto Che Guevara'nın da aralarında bulunduğu 12 arkadaşıyla birlikte Batista'nın kuvvetlerine karşı gerilla mücadelesi vererek, 31 Aralık 1958'de Batista hükümetini devirmiş,  Küba devrimini gerçekleştirmiştir. CİAE nin organize ettiği Domuzlar körfezi saldırısını da püskürterek Amerika emperyalizmine indirdiği darbeyle ABD  nin gerekli dersi vermesi Amerika’nın yenilmez bir ülke olmadığını kanıtlamıştır. 

Sayın Başkan,

Sizin Ağabeyiniz, Ernesto Che Guevara ve aralarında sizin de bulunduğunuz mücadeleniz sömürge ülkelerinde bir uyanış yarattı. Latin Amerika ülkelerine örnek oldunuz.  Amerika Birleşik Devletleri’nin arka bahçe ilan ettiği Latin Amerika ülkeleri, birer birer Amerikan emperyalizmine karşı çıkarak bağımsızlık meşaleleri yakmaya başladılar.

Fidel Castro, Che Guevara ve sizler sadece Küba’da devrim yapmadınız. Dünya’nın ezilen sömürülen ülkelerinde devrim yaptınız. Fidel Castro, sadece Küba devriminin lideri değil,  dünya ezilen sömürülen ülkelerin lideriydi. Latin Ameri ülkelerine örnek oldunuz, bağımsızlık meşalesi yaktınız. O meşale Latin Amerika ülkelerinin önünü açtı, bağımsızlık hareketlerinin sembolü oldu. Onu efsaneleştiren ruh ise yarım yüzyıl boyunca kendi ülkesini her türlü ambargoya rağmen, aç ve açıkta bırakmadı. Bağımsızlık ruhunu zedelemedi, liderliğine halel getirmedi. Dik durdu ve hiçbir zaman eğilmedi.  Milli geliri tabana yayarak eşitlikçi bir düzen kurdu.

Mustafa Kemal Atatürk de Asya kıtasında bağımsızlık meşalesi oldu. Dünyanın ezilen sömürülen ülkeleri onu örnek aldılar. Kuzey Afrika ülkeleri onu örnek aldılar, kendi ülkelerini sömürge olmaktan kurtardılar bağımsızlıklarına kavuştular. Üzülerek söyleyebilirim ki devrimler sürekli olmuyor, devrimler karşı devrimlerini de yaratıyor. Devrimleri yok etmek için sinsice ve haince örgütlenerek karşı devrimciler gerçek devrimleri yok ederek hedeflerine varıyorlar. Ülkemizde ne yazık ki böyle oldu.

Umarım Fidel Catro’nun Küba Devriminin sonu, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı devrimlerin sonu gibi olmasın. Bu gün ülkemiz savunma açısında Nato’ya, ekonomik açıdan AB’ye ve ABD’ye bağımlı hale gelmiştir; yani emperyalizmi boyunduruğu altındır. Yönetim biçimiyse orta doğu ülkelerindeki krallar, şeyhler ve tarikatlar ülkesi haline gelmiştir. Biz önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği bağımsızlık ruhuna sahip çıkamadık. Umarız Küba Devrimi sonsuza kadar bağımsızlık ruhuna sahip çıkar ve dünyaya örnek olur.

Sayın Başkan bizde bir söz vardır: “Aslan yatağı boş kalmaz” derler.

Üzüntünüz bizim üzüntümüzdür.

Saygılarımla, 11.26.2016

Hiç yorum yok: