KÖYCEK
Yarım yüzyıl önceydi. Keller köylüleri bir dayanışma
örneği göstererek Türkiye’de bir ilki başardılar. “Keller Köyü Kalkındırma ve
Dayanışma Derneği” adında bir dernek kurdular. Amacı köyü sosyal ve kültürel yönden
geliştirmekti. Amaçları doğrultusunda “Köycek” adında bir gazete çıkardılar, Yıl
1964. Belki Türkiye’de bu da bir ilkti. Sayıları 1000’i aşan bir kitaplık
kurdular. 80 hanelik bir köyde, okuma yazma oranı % 70 civarındaydı.
Türkiye, okuma yazma oranı sıralamasında dünyada sonda dördüncüydü. Bizden daha geri ülkeler de vardı. Guetamala, Hindistan ve Afganistan dı, İşte böyle
bir ortamda Keller köylüleri Köycek gazetesini yayımlamaya
başladılar. Köydeki haberleri kentlere
ulaştıracaklar, kentlerdeki haberleri köye taşıyacaklardı. Köyde okuma yazma
oranının yüksek oluşunun birinci nedeni Köy Enstitüleri, ikinci nedeni, köyün
serçeşmesi Hasan ı Halle ile onun kaynağında testisini dolduran Raşo Ali idi.
Onlar Kellerin okuma yazma oranının yükselten önderleri ve pirleriydi. Köycek Gazetesinin sağ köşesinde. “Dünya’nın
en iyi kayısıları Malatya’da, Malatya’nın en iyi kayısıları Keller Köyü’nde
yetişir” diyen bir tümce yazılıydı. Böylece
kayısının Türkiye’de ve dünyada tanıtılmasına bir vesile olmuştu. Keller Köyü
bir ilke daha imza atmıştı. Komşu
Hançerli Köyü ile birlikte okul ve yol taleplerini dile getirmek için 1968 in,
bir Mayıs sabahında, Malatya’da bir yürüyüş ve miting düzenlediler. Köylerine yeni okul ile yol yapılmasını talep
ettiler, Kamuoyuna seslerini böyle duyurdular.
Karanlıkların basmadığı, faşist baskıların henüz yaşanmadığı bir dönemdi. Bu durum, iktidar ve yandaşlarını çok
rahatsız etmişti. Köylülerin uyanmasını aydınlanmasını istemiyorlardı. Böylece şiddet
ve baskılı yıllar başladı. Dernek ile Köycek kapandı, zaman zaman evler
basıldı, kitaplar suç sayıldı ve toplatıldı, köyün kitaplığını darmadağın ettiler. Kitapları
gençlerin sırtlarına yükletilip, karakollara götürüldü, kitaplar yakıldı,
gençler zindanlara atıldı. 1971 askeri darbesiyle
silindir gibi geçtiler köyün üzerinden. Baskılar hız kesmeden devam etti. Köyde devrimci saklıyorsunuz diye 300 askerle
köyü bastılar. Buna rağmen Kellerli ödün vermedi, direnç gösterip bir adım geri
atmadı, hiçbir devrimcinin izini
göstermediler. Köyde ihbarcılık en büyük suçtu, düşkünlük sayılırdı. Bu derece
inançlarına sahiptiler.
1980 darbesiyle bir meteor köyün ortasına düşmüşçesine,
Kellerliler sağ sola savruldular. Kimi yabancı ülkelere gitmek zorunda kaldı,
kimisi görevi gereği uzaklarda kaldı. Kimi geçim sıkıntısından dolayı büyük
kentlere göç etti. Aradan uzun yıllar geçmişti. Kellerli birbirlerine yabancı,
birbirlerini tanımaz olmuştu. Birbirlerini görmenin, yeni kuşakların birbirleriyle
tanışmanın özlemini çekiyordu. Özlemlerini gidermek için Emekli öğretmen Ali
Karakaş’ın gayretleriyle bir araya geldiler, yeniden bir dernek kurdular.
Önce köydeki
okulu elden geçirdiler. Yıkıklarını onardılar, yeni ekler yaparak kullanışlı
hale getirdiler. 20 Ağustos 2016 günü “
Keller Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği” bir şenlik düzenledi. Adına Dayanışma
ve Tanışma 1. Şenlik dediler. Yıllarca birbirlerini göremeyenler köye döndüler,
sevinçle birbirlerine sarıldılar. Özlemlerini
giderdiler, yeni kuşaklar birbirleriyle tanıştılar. Şenlik bayrama dönüşmüştü. Kellerde
bayram vardı, en mutlu günlerini yaşıyorlardı. Sanatçılar, Kürtçe ve Türkçe türkülerle
ve deyişlerle şenliğe renk kattılar. Türkiye’nin ilk devrimcilerinden Vahap
Erdoğdu, köyün tarihini ve sosyal gelişmesini konu eden bir konuşma yaptı.
Dernek başkanı Ali Karakaş açış konuşmasında derneğin amacını ve gelecekle
ilgili projelerini anlattı. İkinci konuşmacı emekli öğretmen Zeynep
şahindi. 1957 yılında bir kız çocuğu olarak
Keller Köyü’nden kalkıp, Trabzon, Beşik Düzü Kız Öğretmen Okulu’na gitmiş,
okumuş öğretmen olmuştu. Zeynep Şahin, kadının toplumdaki yerini anlatan konuşmasıyla
şölene başka bir renk kattı. Üçüncü
konuşmacı köyün eski muhtarı Hasan Şahin köyün tarihçesini anlattı. Dördüncü
konuşmacı, Mersin’de Avukatlık yapan Alhaslı aşiretinde Av Kemal Alhaslıoğlu, Alhaslı
aşiretiyle bu coğrafyanın ortak kültürlere sahip olduğunu, dile getirerek demokratik
hak ve özgürlükler hakkındaki görüşlerini ifade etti.
Daha sonra geleneksel paylaşımcı bir anlayış içinde
tek kazanda pişirilen lokma yemeği konuklara ikram edildi. Dilerim şenliği düzenleyenler ve katılımcılar,
sorumluluklarının bilinciyle hareket eder, geçmişten ders alarak, gelecekte kimseyi
incitmeden, kimseyi dışlamadan, kimseyi ötekileştirmeden barış ve huzur içinde,
daha demokrat, daha özgür bir ortamda seslerini daha gür çıkarırlar şenliklerini
büyük bir festivale dönüştürürler.
Bir dileğim daha var. Köycek büyüyecek küçük bir gazete
olmaktan çıkıp kocaman bir roman olacaktır. Sağlıcakla kal Kellerli…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder