20 Eylül 2016 Salı

KÖYCEK 
Yarım yüzyıl önceydi. Keller köylüleri bir dayanışma örneği göstererek Türkiye’de bir ilki başardılar. “Keller Köyü Kalkındırma ve Dayanışma Derneği” adında bir dernek kurdular.  Amacı köyü sosyal ve kültürel yönden geliştirmekti.  Amaçları doğrultusunda  “Köycek” adında bir gazete çıkardılar, Yıl 1964. Belki Türkiye’de bu da bir ilkti. Sayıları 1000’i aşan bir kitaplık kurdular.   80 hanelik bir köyde, okuma yazma oranı % 70 civarındaydı. Türkiye, okuma yazma oranı sıralamasında dünyada sonda dördüncüydü.  Bizden daha geri ülkeler de vardı.  Guetamala, Hindistan ve Afganistan dı,  İşte böyle bir ortamda Keller köylüleri Köycek gazetesini yayımlamaya başladılar.  Köydeki haberleri kentlere ulaştıracaklar, kentlerdeki haberleri köye taşıyacaklardı. Köyde okuma yazma oranının yüksek oluşunun birinci nedeni Köy Enstitüleri, ikinci nedeni, köyün serçeşmesi Hasan ı Halle ile onun kaynağında testisini dolduran Raşo Ali idi. Onlar Kellerin okuma yazma oranının yükselten önderleri ve pirleriydi.  Köycek Gazetesinin sağ köşesinde. “Dünya’nın en iyi kayısıları Malatya’da, Malatya’nın en iyi kayısıları Keller Köyü’nde yetişir” diyen bir tümce yazılıydı.  Böylece kayısının Türkiye’de ve dünyada tanıtılmasına bir vesile olmuştu. Keller Köyü bir ilke daha imza atmıştı.  Komşu Hançerli Köyü ile birlikte okul ve yol taleplerini dile getirmek için 1968 in, bir Mayıs sabahında, Malatya’da bir yürüyüş ve miting düzenlediler.  Köylerine yeni okul ile yol yapılmasını talep ettiler,  Kamuoyuna seslerini böyle duyurdular. Karanlıkların basmadığı, faşist baskıların henüz yaşanmadığı bir dönemdi.  Bu durum, iktidar ve yandaşlarını çok rahatsız etmişti. Köylülerin uyanmasını aydınlanmasını istemiyorlardı. Böylece şiddet ve baskılı yıllar başladı. Dernek ile Köycek kapandı, zaman zaman evler basıldı, kitaplar suç sayıldı ve toplatıldı,  köyün kitaplığını darmadağın ettiler. Kitapları gençlerin sırtlarına yükletilip, karakollara götürüldü, kitaplar yakıldı, gençler zindanlara atıldı.  1971 askeri darbesiyle silindir gibi geçtiler köyün üzerinden. Baskılar hız kesmeden devam etti.  Köyde devrimci saklıyorsunuz diye 300 askerle köyü bastılar. Buna rağmen Kellerli ödün vermedi, direnç gösterip bir adım geri atmadı,  hiçbir devrimcinin izini göstermediler. Köyde ihbarcılık en büyük suçtu, düşkünlük sayılırdı. Bu derece inançlarına sahiptiler.
1980 darbesiyle bir meteor köyün ortasına düşmüşçesine, Kellerliler sağ sola savruldular. Kimi yabancı ülkelere gitmek zorunda kaldı, kimisi görevi gereği uzaklarda kaldı. Kimi geçim sıkıntısından dolayı büyük kentlere göç etti. Aradan uzun yıllar geçmişti. Kellerli birbirlerine yabancı, birbirlerini tanımaz olmuştu. Birbirlerini görmenin, yeni kuşakların birbirleriyle tanışmanın özlemini çekiyordu. Özlemlerini gidermek için Emekli öğretmen Ali Karakaş’ın gayretleriyle bir araya geldiler, yeniden bir dernek kurdular.
 Önce köydeki okulu elden geçirdiler. Yıkıklarını onardılar, yeni ekler yaparak kullanışlı hale getirdiler. 20 Ağustos 2016 günü  “ Keller Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği” bir şenlik düzenledi. Adına Dayanışma ve Tanışma 1. Şenlik dediler. Yıllarca birbirlerini göremeyenler köye döndüler,  sevinçle birbirlerine sarıldılar. Özlemlerini giderdiler, yeni kuşaklar birbirleriyle tanıştılar. Şenlik bayrama dönüşmüştü. Kellerde bayram vardı, en mutlu günlerini yaşıyorlardı. Sanatçılar, Kürtçe ve Türkçe türkülerle ve deyişlerle şenliğe renk kattılar. Türkiye’nin ilk devrimcilerinden Vahap Erdoğdu, köyün tarihini ve sosyal gelişmesini konu eden bir konuşma yaptı. Dernek başkanı Ali Karakaş açış konuşmasında derneğin amacını ve gelecekle ilgili projelerini anlattı. İkinci konuşmacı emekli öğretmen Zeynep şahindi.  1957 yılında bir kız çocuğu olarak Keller Köyü’nden kalkıp, Trabzon, Beşik Düzü Kız Öğretmen Okulu’na gitmiş, okumuş öğretmen olmuştu. Zeynep Şahin, kadının toplumdaki yerini anlatan konuşmasıyla şölene başka bir renk kattı.  Üçüncü konuşmacı köyün eski muhtarı Hasan Şahin köyün tarihçesini anlattı. Dördüncü konuşmacı, Mersin’de Avukatlık yapan Alhaslı aşiretinde Av Kemal Alhaslıoğlu, Alhaslı aşiretiyle bu coğrafyanın ortak kültürlere sahip olduğunu, dile getirerek demokratik hak ve özgürlükler hakkındaki görüşlerini ifade etti.
Daha sonra geleneksel paylaşımcı bir anlayış içinde tek kazanda pişirilen lokma yemeği konuklara ikram edildi.  Dilerim şenliği düzenleyenler ve katılımcılar, sorumluluklarının bilinciyle hareket eder, geçmişten ders alarak, gelecekte kimseyi incitmeden, kimseyi dışlamadan, kimseyi ötekileştirmeden barış ve huzur içinde, daha demokrat, daha özgür bir ortamda seslerini daha gür çıkarırlar şenliklerini büyük bir festivale dönüştürürler.
Bir dileğim daha var. Köycek büyüyecek küçük bir gazete olmaktan çıkıp kocaman bir roman olacaktır. Sağlıcakla kal Kellerli…


Hiç yorum yok: