SOL SOLA KARŞI, HERKES SOLA KARŞI
Venezuela krizi patladığında dünya bir anlığına irkildi. Ama o irkiliş çabuk geçti. Çünkü yaşanan, yeni bir şey değildi. Bu, sola karşı işlenen eski bir suçtu; adı konmamış bir haydutluktu. Küba’dan Kolombiya’ya, Meksika’dan Venezuela’ya uzanan bir hatta, hedef belliydi: sol, sosyalizm, halk iradesi.
Türkiye’de kendini solcu, sosyalist diye tanımlayan partiler de refleks gösterdi. Gösterdi mi gerçekten? Önce Emek Partisi çıktı sokağa. Ardından Türkiye Komünist Partisi. Sonra Türkiye İşçi Partisi… Yüz kişiyi bile bulmayan kortejlerle yürüdüler, bağırdılar, slogan attılar. Ses çoktu, etki yoktu. Gürültü vardı, sonuç yoktu. Venezuela unutuldu. Dünya yoluna devam etti.
Sol yine yalnız kaldı.
Sol yine bölündü.
Sol yine solun karşısında durdu.
Yıllardır aynı hikâye: Bir araya gelemeyen, birleşemeyen, güç olamayan bir sol. Her biri kendi küçük evreninde, kendi dar örgütünde, kendi haklılığını kutsayarak yaşadı. Kızılderili çadırları gibi: Yan yana ama ayrı, yakın ama kopuk. Büyük bir devle savaştıklarını sandılar. O devin adı Amerika’ydı. Oysa karşılarında tek bir dev yoktu.
Karşılarında bir dünya vardı.
Emperyalizm yalnız değildi. Kapitalizm yalnız değildi.
AB, ABD, Rusya… Hepsi aynı masadaydı.
Solun karşısında birleşmişlerdi.
AB’DE KİMLER İKTİDARDA?
1. İtalya: 2022 seçimlerinde, Mussolini hayranı aşırı sağcı Giorgia Meloni büyük bir oy farkıyla seçimi kazandı ve ülkenin ilk kadın başbakanı oldu.
2. İngiltere: 5 Eylül 2022’de yapılan seçimlerde, İşçi Partisi karşısında Muhafazakâr Parti adayı, büyük sermayedar Hint kökenli Rishi Sunak başbakan oldu.
3. Fransa: Yeşiller, Sosyalist Parti, Komünist Parti ve Sosyal ve Ekolojik Yeni Halk Birliği ittifakı 133 milletvekili çıkarırken; “ne sağcı ne solcu” olarak tanımlanan liberal lider Emmanuel Macron %58,5 oy alarak 245 milletvekiliyle birinci parti oldu ve yeniden başkan seçildi.
4. Macaristan: Bu ülkenin seçimleri, Türkiye seçimleriyle neredeyse aynı kaderi paylaşıyor. Muhalefetin oluşturduğu altı partili ittifak —aşırı sağcılar ile sol partilerin birlikte oluşturduğu bir yapı—, 12 yıldır iktidarda olan Fidesz Partisi lideri Viktor Orbán’ı deviremedi ve seçimi kaybetti.
5. Türkiye: manzara daha ağır.
Biat kültürü, siyasetin ana damarı hâline geldi. Tarikatlar liderlerine, cemaatler şeyhlerine teslim oldu. İktidar %52 ile yeniden kuruldu. Ve sol?
Sol yine kendisiyle kavga etti.
Sol yine birbirini suçladı.
Sol yine tarihsel sorumluluktan kaçtı.
Bugün sorun emperyalizmin gücü değil yalnızca. Asıl sorun, solun kendi gücünü inkâr etmesidir. Parçalanmış bir sol, sadece kendine yenilir. Birleşemeyen bir sol, halka ulaşamaz. Cesaret göstermeyen bir sol, tarihe iz bırakamaz.
Ve tarih, mazeretleri değil, sonuçları yazar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder