Gandi
Kemal Kendini Yendi
Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi yaşamının ilk yıllarında kamuoyunda
büyük bir sempati ve umut dalgası yarattı. Öyle ki, onu alkışlamaktan
avuçlarımızın şiştiğini söylesek abartmış olmayız. 2010 yılında, Hindistan'ın
bağımsızlık lideri Mahatma Gandhi'ye olan fiziksel benzerliği, sakin ve
uzlaşmacı üslubu nedeniyle medya ve kamuoyu tarafından kendisine "Gandi
Kemal" lakabı takıldı.
Mahatma Gandhi, İngiliz sömürge yönetiminin haksız tuz
vergisini protesto etmek amacıyla 12 Mart 1930'da ünlü Tuz Yürüyüşü'nü
başlatmış, yaklaşık 400 kilometrelik yolu yürüyerek 6 Nisan 1930'da Dandi
Köyü'ne ulaşmıştı. Bu eylem, dünya siyasi tarihinin en etkili sivil itaatsizlik
hareketlerinden biri olarak kabul edilir.
Kemal Kılıçdaroğlu da 15 Haziran 2017'de Ankara
Güvenpark'tan "Adalet Yürüyüşü"nü başlattı. Yaklaşık 450 kilometrelik
yürüyüş, 9 Temmuz'da İstanbul Maltepe'de düzenlenen büyük mitingle sona erdi.
Bu süreçte toplumun geniş kesimlerinden destek gördü. Sosyal demokratlar, sol
çevreler, demokratik kitle örgütleri, sanatçılar ve farklı siyasi görüşlerden
birçok isim yürüyüşe katılarak dayanışma gösterdi. Sosyalist Enternasyonal
yöneticilerinin de destek verdiği bu yürüyüş, Türkiye siyasetinin en dikkat
çekici demokratik eylemlerinden biri olarak tarihe geçti.
Adalet Yürüyüşü sırasında vatandaşlarla kurduğu temas,
ziyaret ettiği aileler ve verdiği demokrasi mesajları da kamuoyunda olumlu
karşılandı. Bunlar Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasi yaşamındaki önemli ve doğru
adımlardı. Nitekim halk arasında söylenen "Bozuk saat bile günde iki kez
doğruyu gösterir" sözü de bazen bu tür durumları anlatmak için kullanılır.
Ancak CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda yaşadığı
yenilginin ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun farklı bir tutum sergilediği yönünde
eleştiriler yükselmeye başladı. Yenilgiyi kabullenmek yerine parti içi
tartışmaları derinleştiren açıklamalar yapması, birçok partili tarafından
tepkiyle karşılandı.
Siyasette kararlılık önemli bir özelliktir; ancak
kararlılık ile inatçılık arasındaki çizgi çok incedir. Bir siyasetçi, yanlış
olduğu görülen bir yolda yalnızca geri adım atmamak adına ısrar ediyorsa, bu
durum yapıcı bir tutum olmaktan çıkar. Eleştirilerin önemli bir bölümü de tam
bu noktada yoğunlaşmaktadır.
Halk arasında söylenen "İnatçı keçi köprüye çıkmış, köprü
yıkılmış" sözü, bazen sonuçları düşünmeden sürdürülen ısrarı anlatır.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün sergilediği tutumun da partiye ve kendi siyasi
mirasına zarar verdiğini düşünenlerin sayısı az değildir. Bir dönem umut ve
değişimin simgesi olarak görülen "Gandi Kemal", bugün en büyük
mücadeleyi rakipleriyle değil, kendi siyasi mirasıyla vermektedir. “ Gandi Kemal,
kendini yendi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder