13 Haziran 2026 Cumartesi

 

 Gandi Kemal Kendini Yendi

Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi yaşamının ilk yıllarında kamuoyunda büyük bir sempati ve umut dalgası yarattı. Öyle ki, onu alkışlamaktan avuçlarımızın şiştiğini söylesek abartmış olmayız. 2010 yılında, Hindistan'ın bağımsızlık lideri Mahatma Gandhi'ye olan fiziksel benzerliği, sakin ve uzlaşmacı üslubu nedeniyle medya ve kamuoyu tarafından kendisine "Gandi Kemal" lakabı takıldı.

Mahatma Gandhi, İngiliz sömürge yönetiminin haksız tuz vergisini protesto etmek amacıyla 12 Mart 1930'da ünlü Tuz Yürüyüşü'nü başlatmış, yaklaşık 400 kilometrelik yolu yürüyerek 6 Nisan 1930'da Dandi Köyü'ne ulaşmıştı. Bu eylem, dünya siyasi tarihinin en etkili sivil itaatsizlik hareketlerinden biri olarak kabul edilir.

Kemal Kılıçdaroğlu da 15 Haziran 2017'de Ankara Güvenpark'tan "Adalet Yürüyüşü"nü başlattı. Yaklaşık 450 kilometrelik yürüyüş, 9 Temmuz'da İstanbul Maltepe'de düzenlenen büyük mitingle sona erdi. Bu süreçte toplumun geniş kesimlerinden destek gördü. Sosyal demokratlar, sol çevreler, demokratik kitle örgütleri, sanatçılar ve farklı siyasi görüşlerden birçok isim yürüyüşe katılarak dayanışma gösterdi. Sosyalist Enternasyonal yöneticilerinin de destek verdiği bu yürüyüş, Türkiye siyasetinin en dikkat çekici demokratik eylemlerinden biri olarak tarihe geçti.

Adalet Yürüyüşü sırasında vatandaşlarla kurduğu temas, ziyaret ettiği aileler ve verdiği demokrasi mesajları da kamuoyunda olumlu karşılandı. Bunlar Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasi yaşamındaki önemli ve doğru adımlardı. Nitekim halk arasında söylenen "Bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir" sözü de bazen bu tür durumları anlatmak için kullanılır.

Ancak CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda yaşadığı yenilginin ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun farklı bir tutum sergilediği yönünde eleştiriler yükselmeye başladı. Yenilgiyi kabullenmek yerine parti içi tartışmaları derinleştiren açıklamalar yapması, birçok partili tarafından tepkiyle karşılandı.

Siyasette kararlılık önemli bir özelliktir; ancak kararlılık ile inatçılık arasındaki çizgi çok incedir. Bir siyasetçi, yanlış olduğu görülen bir yolda yalnızca geri adım atmamak adına ısrar ediyorsa, bu durum yapıcı bir tutum olmaktan çıkar. Eleştirilerin önemli bir bölümü de tam bu noktada yoğunlaşmaktadır.

Halk arasında söylenen "İnatçı keçi köprüye çıkmış, köprü yıkılmış" sözü, bazen sonuçları düşünmeden sürdürülen ısrarı anlatır. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün sergilediği tutumun da partiye ve kendi siyasi mirasına zarar verdiğini düşünenlerin sayısı az değildir. Bir dönem umut ve değişimin simgesi olarak görülen "Gandi Kemal", bugün en büyük mücadeleyi rakipleriyle değil, kendi siyasi mirasıyla vermektedir. “ Gandi Kemal, kendini yendi.

Hiç yorum yok: