17 Mart 2016 Perşembe

           BEN TERÖRDE ÖLMEK İSTEMİYORUM
              SAYIN BAŞKAN ,          
             Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi, Ankara’nın merkezinde meydana gelen, en az 37 kişinin öldüğü terör saldırısıyla ilgili “Bir süre terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor” dedi. Ardından Yargıtay başkanı da “ Maalesef bu terörle ülkemiz yaşamak durumunda” dedi.
               Diyelim ki, Yeni Şafak gazetesi iktidarın yayın organı, Abdülkadir  Selvi  de  o gazetenin köşe yazarıdır.  İktidarın yandaşlığını yapması doğaldır. Acaba Sayın Yargıtay Başkanına ne oluyor?  Abdülkadir Selvi iktidarın kapı kuludur.  Çünkü iktidarın nimetlerinden yararlanıyor. Bu iktidar da, terörle ayakta duruyor. Sayın, Davutoğlu 10 Ekim 2015 günü Ankara Garı’nda Barış Mitingine yapılan saldırıdan sonra yaptığı açıklamada  “Şimdi Ankara’daki terör saldırısı sonrasında anket yaptık ve kamuoyunun nabzını tutuyoruz oylarımızda bir yükseliş trendi var. Birçok anket  var… Saldırıdan sonra da yüzde 44 bandına doğru yükselme trendi devam ediyor” dedi. Demek her saldırıdan sonra AKP oylarını arttırıyor. Bu yüzden olacak ki 7 Haziran seçimlerinden sonra teröre hız verdiler ve 1 Kasım seçimlerinde oylarını yüzde kırk dokuza çıkararak iktidar oldular.  Bunu kazanç bilen AKP birinci saldırıda yüzde 44ten yüzde kırk dokuz bandına,  ikinci saldırıda yüzde 55 e, yüzde altmışa yüzde yetmişe, derken hızla yükselişe geçerek hep iktidarda kalmayı amaçlıyor. Terörü kazanç kapısı sayan Sayın Erdoğan ve Sayın Davut oğlu sürekli oylarını arttırıp sürekli iktidarda kalacaklar. Kanımca teröre karşı önlem alınmamasının altında yatan gerçek de budur. İresi Cumhur Sayın Erdoğan da bu sürekliliği hızlandırarak ortamı geren konuşmalar yapıyor,  ülkeyi kutuplaştırıp çatışma noktasına getirmeye ve Sultanlığını ilan etmeye çalışıyor. Şöyle ki, “Yanımızda olan dostumuz, karşımızda olan düşmanımızdır. Bunun bilinmesi lazım.”
“Efendim köşe yazarıymış, düşüncesini belirtmiş, beni bağlamaz. Kalemin teröristin yanındaysa benim karşımdadır.” demektedir
Ona göre kendine oy vermeyen kendisini eleştiren köşe yazarıymış, düşüncelerini ifade etmiş kendisini bağlamıyormuş böylece herkes onun düşmanı, ya terörist ya da vatan hainidir. Kendisini eleştiren gazeteler de paçavra parçalarıdır. Beş ayda Anakara’nın göbeğinde art arda üç saldırıda yüzlerce insanın öldürülmesi umurlarında değil. Yeter ki terör artsın, yeter ki oylar artsın, yeter ki iktidarda kalsınlar.
Oysa yüreğine kor düşenler bilir. Acıyı evlatlarını yitiren analar bilir.  Acıyı yüreklerine gömüp ağlayamayan babalar bilir. Sözün kısası acıyı yaşayan bilir. Anlaşılan Yargıtay Başkanı’nın yüreğine kor düşmemiş, Abdülkadır Selvi de bu acıyı hiç yaşamamış. Bu nedenle terörle yaşamayı normal karşılamaktadırlar.
ABD’de bir saldırı yapıldı. ABD Yargıtay Başkanı böyle bir açıklama yapmadı,  “bu terörle ülkemiz yaşamak durumunda” demedi. Fransa aynı saldırıyı yaşadı.  Fransa Yargıtay Başkanı da böyle bir açıklama yapmadı “ İspanya tam kırk üç yıl terörle mücadele etti. İspanya Yargıtay Başkanı da böyle bir açıklama yapmadı. İtalya hükümeti yıllarca Mafya terörüyle mücadele etti. İtalya Yargıtay Başkanı da böyle bir açıklama yapmadı. Ama İtalya da yiğit bir savcı çıktı. Adı Giovanni Falcone;  canı pahasına mücadele vererek İtalya’da Mafya terörünü bitirdi. İşte ben hukukçu ona derim. Şimdiye dek dünyada hiçbir hukukçu  “Terörle ülkemiz yaşamak durumunda” demedi.  Ne yazık ki ülkemizde bir hukuk kurumunun başındaki en üst yöneticisi böyle bir açıklama yaptı. Böyle bir açıklamayı duymak yüreklerine ateş düşürenleri kim bilir ne kadar üzmüştür.  Yapılan bu açıklama yüreği yanan herkesi üzmüştür. Bir hukuk kurumunun başındaki bir yöneticiye böyle bir açıklama hiç yakışmadı. Ben terörle yaşamak istemiyorum. Ben terörden ölmek istemiyorum Sayın Başkan.  Hiç kimsenin de terörde ölmesini istemiyorum. Terörle kan dökülmesine karşıyım. Ya siz?  
Sizin yerinizde olsam böyle bir açıklama yapacağıma, haber veririm tüm hukuk kurumlarının başkanlarına, tüm sivil toplum kuruluşlarına, tüm partilere, tüm demokratik kitle kuruluşlarına, tüm sendikalara, tüm meslek kuruluşlarına, çıkarım Kızılay Meydan’ına, en önde ben yürürüm, takarım peşime milyonları Ankara caddelerinden geçer, bombanın patladığı yerde dururum, hukuk kuralları içinde terörizmi protesto eder, Hükümeti de bu terörü önlemeye çağırırım. Fransa böyle yaptı. Caddelere milyonlar aktı. Avrupa ülkeleri böyle yaptı sayın başkan. Ama ülkemizde bunu yapacak birine gerek var, ondan da bunu yapması için manda gibi bir yürek olması gerek.      


Hiç yorum yok: