ÇAĞDAŞLAR YİNE KAZANDI
(Çağdaş Mühendisler 3150 Anadolu
grubu 2085)
14 Şubat 2026 tarihinde İnşaat Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi’nin 27. Genel Kurulu, İMO KKM Teoman Öztürk Salonu’nda yapıldı.
İMO genel kurulları iki yılda bir gerçekleştirilir ve her dönemde farklı
gruplar yönetim için yarışır.
Bu seçimde iki farklı anlayış karşı karşıyaydı:
Meslekte Birlik Grubu ile Çağdaş Mühendisler. Meslekte Birlik Grubu bu dönemde
“Anadolu Grubu” adıyla yarışa katıldı. Çağdaş Mühendisler ise kendisini sol,
sosyal demokrat ve ilerici bir çizgide konumlandıran üyelerin oluşturduğu bir
platform olarak seçimlere girdi.
Ankara Şubesi’nin toplam üye sayısı 33.000
olmasına karşın, kongreye katılım yalnızca 240 kişiyle sınırlı kaldı.
Katılımcıların büyük bölümü altmış–yetmiş yaş üzerindeydi. Pek çoğu, yıllar
sonra eski dostları ve okul arkadaşlarıyla bir araya gelmek için kongreye
gelmişti. Zaman yüzlerde ve bedenlerde iz bırakmıştı; kırışıklıklar
derinleşmiş, omuzlar düşmüş, yıllar gençlikteki görünümlerini geride
bırakmıştı. Öyle ki bazıları ilk anda birbirini tanımakta zorlanıyordu.
Buna rağmen, katılanların önemli bir kısmı
geçmişten gelen mücadele ruhunu koruyor, kongreye bilinçli bir sorumluluk
duygusuyla geliyordu. İlk gün yapılan toplantılarda gençlerin sayısı oldukça
azdı. Ancak seçim günü sandık başında tablo değişti ve genç üyelerin katılımı
belirgin biçimde arttı.
Geçmiş dönemlerde olduğu gibi bu seçimde de Meslekte
Birlik Grubu yönetimi kazanma iddiasıyla sahaya çıktı. Ancak 14 Şubat’taki
genel kurulda divan için aday göstermediler ve kürsüde belirgin bir muhalefet
yürütmediler. Tartışma ve karşılıklı görüş alışverişi zemini oluşmadı. Oysa
demokratik süreçler, farklı görüşlerin açıkça ifade edilmesiyle anlam kazanır.
Genel kurul sürecinde bir kez daha görüldü ki
kurumların gücü, arkasındaki siyasal destekten değil; üyelerin iradesinden ve
örgütlü dayanışmadan gelir.
Toplumların ve kurumların gelişimi, yalnızca fiziksel
ya da sayısal üstünlükle değil, düşünsel üretim ve ilkesel duruşla mümkündür.
Doğada canlılar zamanla daha verimli ve dayanıklı hâle gelir; insanlık da tarih
boyunca ilkel toplumsal yapılardan daha karmaşık ve kurallı sistemlere doğru
ilerlemiştir. Ancak teknik ilerleme, her zaman zihinsel ve kültürel ilerlemeyle
paralel gitmeyebilir.
Demokratik kurumların varlık nedeni, güç gösterisi
değil; fikir üretimi, tartışma ve ortak akıl oluşturmaktır. Hukuk ve etik
ilkeler tam da bu nedenle vardır. Eğer tartışma yerini sertliğe, uzlaşma yerini
dayatmaya bırakırsa, kurumların anlamı zedelenir. Oysa meslek örgütleri,
üyelerinin bilgi birikimini ve mesleki onurunu korumak için vardır.
15 Şubat günü sadece seçimlere yapıldı Üyelerde
sandıklarda oylarını kullandılar. Sandıkların açılmasıyla birlikte sonuç
netleşti: Çağdaş Mühendisler Grubu, 3150 oy alırken Anadolu grubu 2085 oy alabildi.
Ve Seçimi yine ÇAĞDAŞLAR KAZANDI.
Bu sonuç, Ankara Şubesi özelinde üyelerin tercihinin
açık bir göstergesidir. Seçim, örgütlü çalışmanın ve kurumsal sürekliliğin
önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Demokratik yarışta kazanan da kaybeden
de olabilir; asıl olan, iradenin sandıkta tecelli etmesidir.
Unutulmamalıdır ki kurumlar baskıyla değil, katılımla;
korkuyla değil, güvenle; hamasetle değil, ilkeyle ayakta durur. Meslek
örgütlerinin gücü de tam olarak buradan gelir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder